|
Diyanet bütçesi 37 kurumu solladı
Diyanet İşleri Başkanlığı, 2007 için ayrılan 1 milyar 638 milyon 383 bin YTL'lik bütçesiyle kamu idaresindeki genel bütçeli 50 idare içerisinde 13'ncü sıraya yerleşti.
Personel giderleri açısından bakıldığında ise Diyanet, personeline ayırdığı 1.326 milyar YTL'le, sırasıyla MEB, MSB, Sağlık Bakanlığı, EGM, Jandarma Genel Komutanlığı ve Adalet Bakanlığından sonra bütçede yedinci sırada bulunuyor.
Diyanet bütçesi, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı gibi icracı bakanlıkların bütçesini dahi 2 ila 4 katına ulaşmış durumda.
Diyanet'in geride bıraktığı 37 bakanlık ve kurumun her birine ayrılan bütçelerinin kaç katı olduğu hesaplandığında ise ortaya şu tablo çıkıyor:
"Cumhurbaşkanlığı'nın 48.3 katı, TBMM'nin 4.5 katı, Anayasa Mahkemesi'nin 90.8 katı, Yargıtay'ın 35 katı, Danıştay'ın 44.9 katı, Sayıştay'ın 19.2 katı, Başbakanlık bütçesinin yüzde 6 fazlası, MİT'in 3.8 katı, MGK'nın 128.7 katı, BYEGM'nin 31 katı, Devlet Personel Başkanlığı'nın 156.4 katı, YDK'nın 158.2 katı, DPT'nin 4.3 katı, DTM'nin 16.1 katı, Gümrük Müsteşarlığının 7.9 katı, TÜİK'in 10.2 katı, Özürlüler İdaresi'nin 379 katı, Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü'nün 387.4 katı, Kadının Statüsü Genel Müdürlüğünün 775.3 katı, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğünün 462.1 katı, SHÇEK'nin 2 katı, AB Genel Sekreterliğinin 170.3 katı, İçişleri Bakanlığı bütçesinin yüzde 38 fazlası, Sahil Güvenlik komutanlığının 7.1 katı, Dışişleri Bakanlığının 2.3 katı, Gelir İdaresi Başkanlığı bütçesinin yüzde 26 fazlası, Bayındırlık ve İskan Bakanlığının 2.2 katı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 4 katı, Ulaştırma Bakanlığının 2 katı, Denizcilik Müsteşarlığının 25.2 katı, Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün 38.4 katı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının 5.1 katı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 4.3 katı, Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün 355.6 katı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 2 katı, Çevre ve Orman Bakanlığı bütçesinin yüzde 69 fazlası, Devlet Meteoroloji işleri Genel Müdürlüğünün 16.3 katı."
Diyanet bütçesi 37 kurumu solladı >>>
BASINA ve KAMUOYUNA
Derneğimiz Genel Yönetim Kurulu Üyesi Ali Rıza TELEK, ikamet etmekte olduğu konutundan bu sabah saat 06:00 sularında emniyet güçleri tarafından hakkında ihbar var denilerek gözaltına alınmıştır.
Yönetim Kurulu Üyemiz gözaltına alınırken, ailesine her hangi bir bilgi verilmemiş ve hangi suç ile suçlandığı da kendisine de söylenmemiştir. Konu hakkında Genel Merkezimize bilgi ulaşır ulaşmaz, avukat arkadaşlarımıza bilgi verilmiş ve derneğimiz avukatları gözaltında GYK üyemizi ziyaret ederek görüşmüşlerdir.
Yapılan görüşme sonrasında edindiğimiz bilgilere göre, GYK Üyemiz hakkında 1995 yılında İstanbul Gazi Mahallesinde yaşanan katliamda, mağdurların yanında olduğu ve bu konuda hakkında ihbar olduğu söylenmiştir.
Ali Rıza TELEK, 18-19.02.2006 tarihinde yapmış olduğumuz Genel Kurulumuzda GYK üyeliğimize seçilmiştir. Genel Kurul sonrası, sonuç bildirim formu ile Yönetim Kurulu Üyemizin tüm nüfus ve adres bilgileri Şubat ayı içinde emniyete bildirilmiştir.
Bu sene, 13.sünü yapmış olduğumuz Sivas Şehitlerini Anma etkinlikleri kapsamında İstanbul'da yapılan mitingde, tertip komitesinde olan ve bu nedenle sık sık Emniyet Müdürlüğünün çeşitli birimlerine bir çok defa gitmiş olan GYK üyemiz hakkında her hangi bir işlem yapılmamış olmasına rağmen, sabaha karşı evinden 12 yıl önceki bir olay nedeni ile var olduğu söylenen bir ihbara dayanılarak gözaltına alınması düşündürücüdür.
Özgürlükten ve Emekten yana yürütülen Demokrasi mücadelesi içinde yer alan derneğimizin GYK üyesi olarak, seçildiği tarihten beri özverili bir çalışma yürüten arkadaşımızın gözaltına alınması, Emniyet tarafından arkadaşımıza verilen bir gözdağı olarak değerlendirmekteyiz.
12 yıl önceki bir olay nedeni ile bu güne kadar ifadesi dahi alınmamış olan GYK üyemiz hakkında, Derneğimiz GYKna seçildikten sonra ve özverili çalışmalarını sürdürdüğü sırada gözaltına alınması da, derneğimize aba altından sopa gösterilmek istenmektedir.
Emekten, özgürlükten yana demokrasi mücadelemizi sürdürmekten asla vazgeçmeyeceğimiz bilinmelidir. Pir Sultanın hiçbir zaman boyun bükmediği gibi, derneğimizin de baskılar karşısında geri durması söz konusu değildir.
Bu nedenle, gözaltındaki arkadaşımız hakkında, ivedilikle yasal prosedür tamamlanarak derhal özgür bırakılmasını istemekteyiz.
Derneğimize yönelik bu haksız saldırı nedeni ile tüm dost örgütleri ve kamuoyunu duyarlı olmaya davet ediyoruz.
Saygılarımızla. 25.08.2006
Av. Kazım GENÇ
PSAKD Genel Başkanı
PSAKD GYK Üyemiz ALİ RIZA TELEK Derhal SERBEST BIRAKILSIN
25.08.2006 sabahı evinden, 1995 Gazi Katliamındaki mağdurlarla yanyana olduğu / yanyana görüldüğü gibi keyfi ve komik gerekçelerle güvenlik güçleri tarafından gözaltına alınan Genel Yönetim Kurulu Üyesi arkadaşımız Ali Rıza TELEK'in gözaltına alınmasına ilişkin PSAKD Marmara Bölgesi Şubeleri, Galatasaray Lisesi önünde bir basın açıklaması yaptı.
Çeşitli Demokratik Kitle Örgütlerinin de destek verdiği basın açıklamasında, dün gözaltına alınan dernek Genel Yönetim Kurulu Üyesi Ali Rıza Telek'in derhal serbest bırakılması istendi.
Galatasaray Lisesi önünde yapılan basın açıklaması yapan dernek üyeleri, "PSAKD GYK Üyesi Ali Rıza Telek serbest bırakılsın" yazılı pankart açtı.
Açıkamayı okuyan PSAKD GYK Üyesi Metin Arslandoğmuş, Ali Rıza Telek'in 1995 Gazi olaylarına karıştığı iddiasıyla gözaltına alındığını hatırlattı.
Telek'in gözaltına alınmasının, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği faaliyetlerini engellemeye dönük olduğunu iddia eden Arslandoğmuş, Ali Rıza TELEK'in derhal serbest bırakılmasını istedi.
www.pirsultan.net
PSAKD MARMARA BÖLGESİ ŞUBELERİ : ALİ RIZA TELEK DERHAL SERBEST BIRAKILSIN !..
25.08.2006 Cuma sabahı keyfi bir şekilde gözaltına alınan Genel Yönetim Kurulu Üyesi arkadaşımız Ali Rıza TELEK, 27.08.2006 Pazar günü çıkarıldığı savcılık tarafından serbest bırakıldı.
Aramıza tekrar katılan arkadaşımıza 'H O Ş G E L D İ N ' diyor, bu süreçte desteklerini esirgemeyen tüm dost kişi ve kurulmlara teşekkür ederiz.
27.08.2006 - www.pirsultan.net
Erdal YILDIRIM / PSAKD MYK Üyesi
ALİ RIZA TELEK SERBEST BIRAKILDI...
MADIMAK MÜZE OLSUN ( ABF ve AABK Ortak Basın açıklaması )
Madımakın müze olmasını reddeden AKP, katliamcıların ideolojik tercihine evet demiştir
Bundan 13 yıl önce Sivasta Madımak otelinin gerici ve faşist zihniyet savunucuları tarafından ateşe verilmesi ile insanlık dışı bir katliam yaşanmıştır. Bu katliamda 35 insanımız devletin gözleri önünden diri diri ve insanlık dışı yöntemlerle yakılmıştır.
Bu vahşet karşısında ABF ve AABK olarak yıllardır Madımak otelinin kamulaştırılarak müze haline dönüştürülmesi amacıyla kampanyalar düzenledik, talepte bulunduk ve binin üzerinde aydın ve sanatçının imzaladığı MADIMAK MÜZE OLSUN dilekçesini, 2005 yılı Temmuzunda AKP hükümetine sunduk. Sonuç; Siyasi vurdum duymazlık!
Yine CHP İstanbul Milletvekili Berhan Şimşek tarafından Meclise sunulan bu talebi içeren bir kanun teklifi, AKPnin HAYIR oyları ile reddedilmiştir.
AKP BU HAYIR OYU İLE KATLİAMCILARIN İDEOLOJİK TERCİHİNE EVET DEMİŞTİR.
"Kabul edenler Kabul etmeyenler Kabul edilmemiştir efendim.
AKP hükümeti, üyeleri bu sözlerle ve kararla, 13 yıllık katliam ateşini bir kez daha körüklemeyi tercih etti. 35 insanımızın vahşice yakılması karşısında SUS PUS olmanın, suça onay verme anlamına geleceğini artık herkes biliyor. Bu katliama 13 yıldır sunulan hukuki, ideolojik desteğin hangi kesimlerden olduğunun bilincinde olan Aleviler, AKPnin HAYIR oyu kullanması karşısında şaşırmamıştır. AKP gizlediği tercihleri ile toplum vicdanında suçüstü yakalanmıştır.
ABF ve AABK olarak, Gazanız Mübarek olsun diyerek TBMMne taşınanlara inat, allah adına yak ula yak diyen mollalara inat, Çok şükür halkımıza bir şey olmamıştır diyerek, diri diri yakılan 35 insanımızı halktan saymayanlara inat, bu işi fazla kaşımayın diyerek toplumsal belleği silmek isteyenlere inat, biz Madımak Oteli müze olana kadar ve 2 Temmuz katliamının gerçek failleri hesap verene kadar, bu davanın takipçisi olmaya devam edeceğiz.
Nazilerin Solingen katliamını gerçekleştirdikleri ev bugün anıt mezarken, Sivasta katliamın gerçekleştiği Madımak Otelinin bir et lokantası olarak çalışmasını onaylamak, katliama bir tür suç ortaklığı değil midir? Bizce AKP, Madımak Otelinin kebap Salonu olarak işletilmesine onay vererek otele benzin döken gerici güruhla kurduğu paralelliği açığa çıkarmıştır. AKPden bir temsilcinin dahi bu teklifle ilgili söz almamış olması da hiç tuhaf değildir. Çünkü, sükut ikrardan gelir.
Bu durum Türkiye adına utançtır. Müze teklifinin TBMMde AKPlilerin çoğunluk gücüyle reddedilmesi de en az katliam kadar utanç vericidir. Bu utançtan kurtulmak için;
- Kültür Bakanlığı derhal Madımak Oteli'ni kamulaştırmalı ve müzeye dönüştürmelidir!
- Kültür Bakanlığı, siyasi iktidar adına bu ayıbı ortadan kaldırmak için derhal ABF ve AABK ile masaya oturup, müze ile ilgili çalışmaları başlatmalıdır.
ÇAĞRI
13 yıl sessiz kalanlar, artık seslerini yükseltmelidir. Karanlığın cücelerine karşı, siyasetin dinbazlarına ve düzenbazlarına karşı aydınlıktan, barıştan, özgürlükçü laiklikten, emekten ve eşitlikten yana olanları 2 Temmuzda Sivasta Madımak Oteli önünde olmaya davet ediyoruz. 21.06.2006, Ankara
Alevi Bektaşi Federasyonu
Selahattin Özel (Genel Başkan)
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu
Turgut Öker(Genel Başkan)
KAYNAK: http://www.alevihaber.org/
"MADIMAK MÜZE OLSUN" TEKLİFİ MECLİSTE REDDEDİLDİ !...
CHP İstanbul Milletvekili Berhan Şimşek tarafından Meclise bir kanun teklifi verdi.
1993 yılında Sivasta Pir sultan Abdal etkinlikleri sırasında gerici güçler tarafından yakılan ve içerisinde 37 canın hayatını kaybettiği Madımak otelinin kamulaştırılarak müze haline dönüştürülmesi teklifi hiçbir gerekçe gösterilmeden AKP li milletvekilleri tarafından red edildi.
Kanun teklifi veren Milletvekili Berhan Şimşek,verdiği teklifin gerekçelerini anlatırken aslında AKP grubuna,Hükümete ve gerici güçlere adeta ders verdi. Almanyada Solingendeki evin müze yapıldığını ama Madımak konusunda adım atılmadığını ve bu konuda yetkili kılınan Kültür Bakanlığının da duyarsızlığını dile getirdi.
Kanun teklifine destek veren ve şahsı adına söz alan CHP Malatya Milletvekili de sayın Berhan Şimşekin teklifini destekleyerek 1993 yılında yaşanan olayları bir kez daha Mecliste oturan Milletvekillerine (özellikle AKP lilere) hatırlattı ve Madımak otelinin Kebap salonu olmasının bir utanç duyulacak olay olduğunu hatırlatmasından sanıyorum birçok Milletvekili utanmadılar ve duymazdan geldiler.
Kanun teklifi lehinde bir milletvekili söz alırken aleyhte söz alan olmadı.
Oylama neticesinde Madımak Otelinin Müze yapılması konusunda verilen kanun teklifi oy çokluğu ile ret edildi.
Bir insanlık ayıbı olan Madımak oteli et lokantası olarak bir süre daha devam edecek ve ne kadar insani duygulara sahip olan insanlarda burada et yiyecekler.
2 Temmuz da Madımak oteli önünde sadece vahşeti değil aslında bugün Madımak oteli müze olsun teklifine red oyu verenlerde kınanmalıdır
KAYNAK: http://www.pirsultan.net/
ALEVİ DEĞERLERİ DEJENERE EDİLEMEZ !
ALEVİ İNANCI TİCARİ AMAÇLA KULLANILAMAZ !
BARIŞ RADYOSU BARIŞIN VE SEMAHIN TİCARETİNİ YAPMAKTAN VAZGEÇSİN !...
Bu yıl Radyo barış tarafından beşincisi düzenlenen Barışa Semah Dönenler konseri İstanbul Olimpiyat Stadyumunda yapılacaktır.
Anadolunun yasaklı inancı olan Aleviliğin en önemli ibadet ritüeli Semahtır. Yüzyıllarca yasaklanan, inkar edilen, asimile edilmek için toplumsal, siyasal ve inaçsal baskılara, katliamlara maruz bırakılan Alevi inancının, son yıllarda kurulan Alevi Bektaşi örgütlülükleri aracılığıyla daha geniş kitlelere ulaştırılması, yasaklara karşı örgütlü bir şekilde mücadele edilmesi ve süreç içersinde daha önce yasaklanmış ve kısıtlanmış bazı hakların yeniden kazanılmaya başlanmış olması, Alevi Bektaşi inanç sahiplerini çok sevindirmektedir.
Yıllar süren mücadele ve çalışmalar sonucu, Alevi Bektaşi örgütlülüklerinin tek çatı altında toplanabilmesi ( Alevi Bektaşi Federasyonu - ABF ) tüm canlarımızı olduğu gibi bizleri de çok sevindirmekte gururlandırmaktadır. Yurt içindeki ve yurtdışındaki Alevi örgütlerimiz, Alevi İnancı ve Kültürünün tanıtılması ve yaşatılması, gelecek kuşaklara taşınması konusunda son derece verimli çalışmalar yapmaktadırlar.
Bu kısaca değindiğimiz olumlu gelişmelerin yanında, olumlu olarak değerlendiremeyeceğimiz gelişmelerden birisine de kısaca değinmekte fayda görmekteyiz. Bu konu, Barış Radyosu adlı, İstanbulda radyo yayıncılığı konusunda ticari bir kuruluş olarak faaliyet gösteren, Alevi Bektaşi inancı ve kültürü çerçevesinde yayın yaptığını iddia eden kurumlardan birinin, Alevi Bektaşi örgütlülüğünü, inancını ve kültürünü hiçe sayan sekter ve olumsuz tavrı ile ilgilidir.
Bu olumsuz tavrı açıklamadan önce Alevi Bektaşi kültür ve inancına sahip olan bireyler ve örgütlerin yöneticileri olarak, aslında Barış Radyosu da dahil, demokrat, devrimci ve aydın çizgide yayın yapan tüm radyolarımızın yaşamasını, güçlenmesini ve çoğalmasını içtenlikle arzu ettiğimizi belirtmeliyiz.
Barış Radyosu da dahil bu kurumlar, kendi ekonomik giderlerini karşılamak, yayın hayatlarına devam etmek için, bazı etkinlikler düzenlemeleri son derece doğaldır ve bizler de öncelikle birey, sonra da örgütlerimiz aracılığıyla bu organizasyonlara katkı sunmaktan kaçınmayız. Bu bağlamda Barış Radyosu da, diğer birçok radyomuz gibi ekonomik nedenlerle, radyonun, çalışanlarının maaş, masraf ve giderlerini karşılamak; hatta ticari kurum olarak kar etmek amacıyla da çeşitli etkinlikler organize edebilir. Tıpkı diğer bahsettiğimiz radyolar gibi..
Burada bizim üzerinde durduğumuz konulardan birisi, Barış Radyosunun bu yıl beşincisini düzenlediği Barışa Semah dönenler etkinliği ile, öncelikle Alevi Bektaşi kurumların temsiliyet alanına bir müdahale, bu kurumların düzenlediği ve düzenleyecekleri etkinliklerin hem maddi açıdan, hem de katılım açısından zayıf geçmesine neden olmasıdır ki, bu bizim aslında üzerinde fazlaca da durmadığımız bir konudur.
Bizim için asıl önemli konu şudur ki; bu radyonun düzenlediği Barışa Semah Dönenler konseri, ismi dışında barışla, semahla, alevi kültürü, öğretisi ve örgütlülüğü açısından incelendiğinde, bu örgütlülüğe ve inanca hiçbir şekilde hizmet etmeyen, içerik olarak boş bir konser olmaktan öte gitmemektedir.
Radyo yönetiminin bu etkinlikleri, tam bir tüccar mantığıyla gerçekleştirdiği hepimiz tarafından bilinmektedir. Etkinlik esas itibarıyla, Alevi inanç ve kültürüne, örgütlülüğüne hizmet eden anlayış ve içerikten yoksun, sanatçı dostlarımızın türkülerini dile getirdikleri bir konserden öteye gitmemektedir
Diğer yandan bu radyo ve yöneticileri, geçmiş yıllarda bu etkinlikler sayesinde büyük kazançlar elde etmiş olmalarına rağmen, Alevi Bektaşi örgütlülüğüne, inancına ve toplumuna, veya herhangi bir Cemevi ya da kuruma hiçbir katkıda bulunmamışlardır.
Radyonun yetkilileri geçtiğimiz 2005 yılındaki Ali Sami Yen konserinden sonra, Alevi Bektaşi Federasyonu yönetim kurulu üyeleriyle yaptıkları görüşmelerde, bu organizasyonu 2006 yılından itibaren ALEVi BEKTASi FEDERASYONUNA bırakacaklarını ifade ettiler. Bu söze rağmen, bu yılın başında adeta yangından mal kaçırırcasına Alevi Bektaşi Örgütlerinin ( ABF, PSAKD, HBVKV, HBVAKTD) kongre süreçlerini fırsat bilerek, radyolarında ve başka radyo ve gazetelere açıklamalar yaparak yeniden bu konseri yapacaklarını açıkladılar.
Bu organizasyonu yapan bu arkadaşlarla yapılan toplantı ve görüşmelerde de Alevi Bektaşi Federasyonu ve onun tüm alt örgütlülüklerine rağmen, bu etkinliği yapacaklarını, kimsenin kendilerine engel olamayacağını seviyesizce, saygısızca, hepsinden daha önemlisi müsahipçe olmayan bir tarzda dile getirdiler.
Bu arkadaşlar düzenledikleri etkinliklerde Barış Ödüllerini, Aleviliğe hakaret etme vizyonu ve misyonuna sahip kişilerden Gazi Üniversitesi Türk Kültürü ve Hacı Beştaş Veli Araştırma Merkezi eski Genel Müdürü Prof. Dr. Alemdar Yalcına verdiler. Bu dostlar mikrofonları Hünkarin ocağını Alevi örgütlerine yasaklamaya çalışan ve hem Hacı Bektaş ilçesini hem de tüm Alevi ve Bektaşileri "paşa paşa" yönetmeye çalışanlara verdiler.
2005 yılında Ali Sami Yen Stadında yapılan konserde " ZORUNLU DIN DERSLERINE HAYIR" imza kampanyasına imza toplayan PİR SULTAN ABDAL KULTUR DERNEĞİ yönetici ve üyelerine body guardlar aracılığıyla fiziki saldırılarda bulunan bu arkadaşlardır (!).(Fiziki saldırıda bulundukları PSAKD İstanbul şubeleri geçen yıl binlerce bilet satmıştır.)
Aynı gün, üzerinde 2 Temmuz 1993 yılında Madımakta yakılarak katledilen 35 şehidimizin fotoğraflarının olduğu "SİVAS ŞEHİTLERİ ÖLÜMSÜZDÜR" yazılı pankartı stada sokmamak için PSAKD Şube yönetici ve üyelerine fiziki saldırıda bulunmuşlardır.
Sevgili Canlar,
İstanbul'daki Alevi Bektaşi Federasyonu bileşenleri ( PSAKD 10 şube ve PSAKD dışındaki 6 Alevi kurum olarak) ve bu radyonun temsilcileriyle yaptığımız toplantı ve görüşmelerdeki tüm iyi niyetli girişimlerden sonuç alamadığımız için; yapıcı önerilerimize kulak tıkayan, örgütlülüğümüzü küçümseyen; ayrıca Alevi örgütlülüğüne saldıran bir çok kişi ve kurumla birlikte hareket eden bu radyonun bu yıl Olimpiyat Stadyumunda yapacağı etkinlik için bilet satmama, destek olmama konularında örgüt kararı almış bulunmaktayız.
ABF İstanbul bileşenleri olarak inançlarımız üzerinde kimsenin ticari rant elde etmesini kabul etmeyeceğimizi, Alevi değerlerinin ticari amaçlar uğruna kullanılmasına izin vermeyeceğimizi, bu dostlarımızın Barışın ve Semahın ticaretini yapmaktan vazgeçmelerini bir kez daha haykırıyor ve talep ediyoruz.
Alevi öğretisine hizmet edecek bu tür organizasyonların başta Alevi Bektaşi Federasyonu olmak üzere, İstanbuldaki Alevi Bektaşi kurumlarının tamamı tarafından veya ABF bileşenleri ile birlikte organize edilmesini uygun görmekteyiz. 21.05.2006
Ve bir kez daha diyoruz ki :
ALEVİ DEĞERLERİ DEJENERE EDİLEMEZ !
ALEVİ İNANCI TİCARİ AMAÇLA KULLANILAMAZ !
BARIŞ RADYOSU BARIŞIN VE SEMAHIN TİCARETİNİ YAPMAKTAN VAZGEÇSİN !...
Hıdır YEŞİL PSAKD Esenler Şb Bşk
Hüseyin BOZKURT PSAKD Eyüp Şb Bşk
Cemsi OKUN PSAKD Gaziosmanpaşa Şb Bşk
Feti BÖLÜKGİRAY PSAKD Kadıköy Şb Bşk
Metin ARSLANDOĞMUŞ PSAKD GYK Üyesi / Kartal Şb Bşk
İlhan KILIÇARSALAN PSAKD Maltepe Şb Bşk
Veli DURMAZ PSAKD Pendik Şb Bşk
Muammer ŞİMŞEK PSAKD GYK Üyesi / Sarıyer Şb Bşk
Sadegül ÇAVUŞ PSAKD Sultanbeyli Şb Bşk
Ahmet AKCA PSAKD Ümraniye Şb Bşk
Ali KENANOĞLU ABF Genel Başkan Yardımcısı
Muhterem AKTAŞ ABF GYK Üyesi
Ergün ŞANLI ABF GYK Üyesi
Erdal YILDIRIM PSAKD MYK Üyesi
Ali Rıza TELEK PSAKD GYK Üyesi
Hubyar Sultan Alevi Kültür Der
Yalıncak Sultan Derneği
Okmeydanı HBVAKV
Esenyurt HBVKTD
Sarıgazi HBD
Taşdelen HBD
|